GVKT ve KVKK Uygulamasında Hakkın Kötüye Kullanılması
Sayı / OnlineFirst
Sayı 1/1
Yıl / Cilt / Sayı
2026 / 1 / 1
DOI
https://doi.org/10.68378/htt.2026.1.001
Anahtar Kelimeler
hakkın kötüye kullanılması, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Avrupa Birliği Hukuku, Brillen Rottler Kararı, AB Genel Veri Koruma Tüzüğü
Yazar/lar
Muhammed Furkan Akıncı1
1 Boğaziçi Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Bilişim Hukuku, İstanbul, Türkiye. E-posta: [email protected]
Öz
Türk veri koruma hukukunun Genel Veri Koruma Tüzüğü (GVKT) ile uyumlaştırılmasının gündemde olduğu bu dönemde, Tüzük’ün m. 12/5 hükmündeki hakkın kötüye kullanılması doktrininin sınırları da yeniden çizilmektedir. Avrupa Birliği Adalet Divanı, Brillen Rottler kararıyla Halifax ve Emsland-Stärke kararlarından gelen iki unsurlu testi, Avrupa Birliği hukukunun genel ilkesi olan hakkın kötüye kullanılması yasağının ifadesi olarak pekiştirmiş; Digital Omnibus önerisi ise bu hükmü yeniden kaleme almaya yönelmiştir. Bu yapıda hakkın kötüye kullanılması istisnası ilgili kişinin başvurusuna karşı işlemektedir; başvuru ancak açıkça dayanaktan yoksun veya orantısız olduğunda reddedilebilir. Kişisel Verileri Koruma Kurulu içtihadında ise aynı kavram, ilgili kişi yerine veri sorumlusunun işleme ve bildirim davranışına karşı işletilmektedir. Çalışma bu yer değiştirmeyi, yayımlanmış beş Kurul kararına dayanan, doğrulanmaya da çürütülmeye de açık bir muhatap değişimi eğilimi olarak adlandırmakta; evrensel bir kategori ileri sürmemektedir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 13/3 veri sorumlusuna gerekçeli ret yetkisi tanırken bu yetkinin maddi koşullarını düzenlemez. GVKT’nin “açıkça dayanaktan yoksun veya orantısız” talep eşiğinin ise Türk mevzuatında karşılığı yoktur. Bu boşluk, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ m. 6/1’in dürüstlük kuralına yaptığı göndermeyle doldurulmaya çalışılmakta olsa da Anayasa m. 13’te düzenlenen kanunilik şartı, temel hakkı sınırlandıran içeriğin Tebliğ düzeyinde değil kanun düzeyinde belirlenmesini gerektirir. Çalışma, Brillen Rottler’da yerleşen iki unsurlu testin, veri sorumlusunun ispat yükü kuralının ve Tebliğ m. 6/1’deki dürüstlük standardının Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 13’e kanun düzeyinde iktibasını önermekte; öneriyi AB hukukuna uyumlu yorum, öngörülebilirlik ve Anayasa m. 13’teki kanunilik şartına dayandırmaktadır.