Algoritmik Risk ve Düzenleyici Asimetri: AB Yapay Zekâ Tüzüğü’nün Türkiye Odaklı Sosyolojik Bir Analizi
Sayı / OnlineFirst
Sayı 1/1
Yıl / Cilt / Sayı
2026 / 1 / 1
DOI
https://doi.org/10.68378/htt.2026.1.003
Anahtar Kelimeler
AB Yapay Zekâ Tüzüğü, algoritmik risk, Brüksel etkisi, veri sömürgeciliği, yarı-çevre, düzenleyici asimetri
Yazar/lar
Muhammed Veysel Bilici1
1 Kırklareli Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü, Kırklareli, Türkiye. E-posta: [email protected]
Öz
Bu çalışma, Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü’nü, algoritmik riski sınıflandırılabilir ve yönetilebilir bir nesne olarak inşa eden bir düzenleme rejimi olarak sosyolojik açıdan analiz etmektedir. Algoritmik risk, yapay zekâ sistemlerinin verdiği kararların bireyler ve toplumsal gruplar üzerinde yol açtığı, çoğu zaman belirsiz ve eşitsiz dağılan zarar olasılığıdır. Makalede, Tüzük’ün getirdiği şeffaflık, açıklanabilirlik ve hesap verebilirlik araçlarının, kararı görebilen, anlayabilen ve itiraz edebilen yetkin bir özne varsaydığı savunulmaktadır. Oysa bu yetkin özne, algoritmik iktidarın en yoğun işlediği yerlerde çoğu zaman mevcut değildir. Çalışma, riskin teknik ve yönetilebilir bir nesne olarak inşa edilmesinin “Brüksel Etkisi” aracılığıyla küresel bir norm hâline geldiğini, ancak söz konusu yayılmanın tek yönlü bir dayatmadan ibaret olmadığını göstermektedir. Türkiye örneğinde ise yarı-çevresel bir aktör, merkezin kategorilerini edilgen bir alıcı olarak değil, kendi failliğiyle içselleştirmekte ve kendi kurumlarını kurmaktadır. Ne var ki o kurumları dolduran içerik de kamusal yapay zekâ altyapısı da dışarıdan gelmektedir. Bu alanda bağlayıcı adımlar ise henüz atılmamıştır. Bu durum, merkez ile yarı-çevre arasında derinleşen bir düzenleyici asimetriye işaret etmektedir. Eleştirel algoritma çalışmalarını, Brüksel Etkisi literatürünü, veri sömürgeciliği ile yarı-çevre tartışmalarını Türkiye vakası üzerinden bir araya getiren çalışma, Tüzük’ün algoritmik riski yönetilebilir kılarken hangi sosyolojik tercihleri “teknik bir zorunluluk” kılıfıyla sunduğunu ve bu tercihlerin yarı-çevreye ulaştığında nasıl bir uyum ve sapma dinamiği ürettiğini tartışmaktadır.